TÜRKİYE CUMHURİYETİ

 

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

 

 

 

TEDBİRE İLİŞKİN ARA KARAR

 

 

 

 

F. R. BAŞVURUSU

 

 (Başvuru Numarası: 2015/1803)

 

 

Karar Tarihi: 26/2/2015

 

 

 

 

 

 

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

ARA KARAR

                                              

Başkan y.

 :

 Burhan ÜSTÜN

Üyeler

 :

 Nuri NECİPOĞLU

 

 

 Hicabi DURSUN

 

 

 Erdal TERCAN

 

 

 Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör

 :

 Volkan ÇAKMAK

Başvurucu

 :

 F. R.

Vekili

 :

 Av. Taner KILIÇ

 

I. BAŞVURU SÜRECİ

1. Başvuru, 27/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

2. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, başvurucunun tedbir talebinin Bölüm tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

II. OLAY VE OLGULAR

3. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

4. Afganistan uyruklu olan ve İzmir ili Karaburun bölgesinde, sınırdan hukuka aykırı olarak çıkış yapmaya teşebbüs ettiği isnadıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı görevlileri tarafından 1/8/2014 tarihinde yakalanan başvurucu hakkında 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca 3/8/2014 tarihinde sınır dışı edilme ve idari gözetim altında bulundurulma kararı verilmiş, 12/9/2014 tarihinde İzmir Valiliği tarafından başvurucunun idari gözetim altına tutulmasının devamı yönünde karar alınmıştır.

5. Başvurucu hakkında alınan idari gözetim kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunulmuş, İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 8/12/2014 tarih ve 2014/1843 Değişik İş sayılı kararıyla 6458 sayılı Kanun'un 57. maddesi uyarınca itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. İtirazın reddine ilişkin karar 29/12/2014 tarihinde tebellüğ edildikten sonra 27/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

 

III. İNCELEME VE GEREKÇE

A. Başvurucunun İddiaları

6. İdari gözetim kararının alınması sürecinde usul ve yasaya aykırı hareket edildiği, makul bir sürede yargı makamlarına başvuru imkanı tanınmadığı, idari gözetim kararına itiraz üzerine etkili yargısal denetim yapılmadığı, başvurucunun hukuka aykırı olarak, gerekçe belirtilmeden özgürlüğünden mahrum bırakıldığı ve bu suretle Anayasa'nın 19., 36. ve 40. maddelerinde yer alan hakların ihlal edildiği ileri sürülerek Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.

B. Değerlendirme

7. Başvuru formu ve ekleri incelenip tedbir talebi hakkında gereği düşünüldü:

8. 6216 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (5) numaralı fıkrası ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün "Tedbir kararı" başlıklı 73. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu görülen tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verilebilecektir.

9. Buna göre; bir işlem ya da kararın uygulanması halinde bireyin anayasal haklarının ihlali yönünde ciddi bir tehlike ortaya çıkacaksa, 6216 sayılı Kanun ile Mahkemeye bu tehlikeyi önlemek amacıyla tedbir kararı verme yetkisi tanınmıştır. Bu yönüyle tedbir yetkisi istisnai bir yetki olup, ancak işlem veya kararın uygulanması halinde yaşam hakkına ya da bireyin maddi ve manevi bütünlüğüne yönelik gerçek ve ciddi bir risk doğacaksa tedbire başvurulabilir (B.No: 2013/9673, 30/12/2013, §25).

10. Dolayısıyla, tedbir kararı verilebilmesi için başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması gerekir (B.No: 2013/9673, 30/12/2013, §24).

11. Somut olayda olduğu gibi hakkında sınırdışı etme kararı bulunan yabancı uyruklu kişilerin koşulları kanunla gösterilen usule uygun olarak yakalanması veya tutulu durumda bulundurulması mümkündür. 6216 sayılı Kanun ve İçtüzük hükümleri bağlamında tedbir talebi değerlendirilirken, başvurucuların yaşam hakkı yönünden ciddi bir risk ile karşılaşacağına, işkence ve onur kırıcı kötü muameleye tabi tutulacağına ilişkin yakın, güncel bir riskin varlığı belirleyici olmaktadır. Bu bağlamda, yukarıda aktarılan açıklamalar uyarınca, başvurucunun yaşam ve vücut bütünlüğüne yönelik riskin varlığına ilişkin bir iddiada bulunulmaksızın; salt başvurucunun geri gönderme merkezinde hukuka aykırı olarak tutulduğunun ileri sürülmesi tedbir kararı verilebilmesi yönünden yeterli bir gerekçe olarak kabul edilemez.

12. Açıklanan nedenlerle başvurucunun İzmir Geri Gönderme Merkezinde gözetim altında tutulması durumunda yaşamına ya da maddi ve manevi varlığına yönelik ciddi bir risk bulunmaması nedeniyle, idari gözetim kararı yönünden bu aşamada koşulları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV.  HÜKÜM

Başvuru konusu olayda,  tedbir kararı verilebilmesi için gerekli şartların oluşmadığının anlaşılması, diğer iddiaların da esas aşamasında incelenecek olması nedeniyle 6216 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (5) numaralı fıkrası ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi gereğince "tedbir talebinin reddine"  26/2/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.  

 

Başkan y.

Burhan ÜSTÜN

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

 

 

 

 

 

 

Üye

Erdal TERCAN  

Üye

Hasan Tahsin GÖKCAN