TÜRKİYE CUMHURİYETİ

 

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

 

 

 

TEDBİRE İLİŞKİN ARA KARAR

 

 

 

 

ANNA STAROVOITOVA BAŞVURUSU

 

(Başvuru Numarası: 2015/1476)

 

 

Karar Tarihi: 2/2/2015

 

 

 

 

 

 

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

ARA KARAR

 

Başkan  

 :

 Alparslan ALTAN

Üyeler

 :

 Serdar ÖZGÜLDÜR

 

 

 Osman Alifeyyaz PAKSÜT

 

 

 Recep KÖMÜRCÜ

 

 

 Engin YILDIRIM

Raportör

 :

 Volkan ÇAKMAK

Başvurucu

 :

 Anna STAROVOITOVA

Vekili

 :

 Av. Burak Yasir BALLI

I.  BAŞVURUNUN KONUSU

1. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından, ihbar üzerine eğlence mekanı olarak faaliyet gösteren bir işyerinde yapılan denetim esnasında gözaltına alınan ve hakkında yurda giriş yasağı tahdit kararı bulunduğu, izinsiz olarak çalıştığı gerekçesiyle sınır dışı edilmesi ve idari gözetim altında bulundurulması yönünde işlem tesis edilen Ukrayna vatandaşı başvurucu, idari gözetim altında bulundurulma kararının kaldırılması istemiyle yaptığı itirazın İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/12/2014 tarih ve 2014/3210 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, sınır dışı edilme ve idari gözetim altına alınma sürecinde usul ve yasaya aykırı hareket edildiğini, geri gönderme merkezinin koşullarının yaşam ve vücut bütünlüğü yönünden risk oluşturduğunu ileri sürerek Anayasa'nın 19. maddesinde yer alan hakların ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmakta ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini talep etmektedir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 23/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, başvurucunun tedbir talebinin Bölüm tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Ukrayna vatandaşı olan ve 13/11/2014 tarihinde Türkiye'ye giriş yapan başvurucu,  İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından, ihbar üzerine eğlence mekanı olarak faaliyet gösteren bir işyerinde 9/12/2014 tarihinde yapılan denetim esnasında gözaltına alınmıştır.

6. Emniyet birimleri tarafından yapılan tahkikat sonucunda; hakkında "Bulaşıcı Hastalık Taşıma" ve "Yurda Girişi Yasak" tahdit kararı bulunduğu ve izinsiz çalışma, yalan beyan, giriş yasağı ihlali eylemleri nedeniyle yasal işleme tabi tutulduğu anlaşılan başvurucunun, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca sınır dışı edilmesi ve idari gözetim altında bulundurulması yönünde 16/12/2014 tarihli işlem tesis edilmiştir.

7. Başvurucu idari gözetim altında bulundurulmasına ilişkin karara karşı itirazda bulunmuş ve bu itiraz, idari gözetim altına alma kararının 6458 sayılı Kanuna uygun olarak tesis edildiği gerekçesine yer verilerek İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/12/2014 tarih ve 2014/3210 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir.

8. İtirazın reddine ilişkin kararın 29/12/2014 günü tebellüğ edilmesinin ardından 23/1/2015 gününde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

B. İlgili Hukuk

9. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

10. Başvuru formu ve ekleri incelenip tedbir talebi hakkında gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

11. Ukrayna vatandaşı olan başvurucu, sınır dışı edilme ve idari gözetim altına alınma sürecinde usul ve yasaya aykırı hareket edildiğini, hukuka aykırı olarak özgürlüğünden mahrum bırakıldığını, geri gönderme merkezinin koşullarının 'mantar' hastası olması nedeniyle yaşam ve vücut bütünlüğü yönünden risk oluşturduğunu ileri sürerek Anayasa'nın 19. maddesinde yer alan hakların ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

12. 6216 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

               "Bölümler, esas inceleme aşamasında, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Tedbire karar verilmesi hâlinde, esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir. Aksi takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar"

13. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün "Tedbir kararı" başlıklı 73. maddesinin (1) numaralı fıkrası şu şekildedir:

    "Başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması üzerine, Bölümlerce esas inceleme aşamasında gerekli tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verilebilir."

14. Anılan Kanun ve İçtüzük hükümlerine göre başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlikenin bulunduğu anlaşıldığı takdirde, Bölümlerce esas inceleme aşamasında gerekli tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verilebilir. Yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığın bütünlüğünün korunması hakkı Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınmış haklardandır. Yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde tedbir kararı verilebilmesi için başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması gerekir (B.No: 2013/9673, 30/12/2013, §24).

15. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte bir kanun yolu olup kural olarak ancak kesinleşmiş işlemler aleyhine bu yola başvurulabildiğinden, bu yola gidilmesinin bireysel başvuru konusu işlem ve kararların uygulanmasına herhangi bir etkisi yoktur. Ancak bir işlem ya da kararın uygulanması halinde bireyin anayasal haklarının ihlali yönünde ciddi bir tehlike ortaya çıkacaksa, 6216 sayılı Kanun ile Mahkemeye bu tehlikeyi önlemek amacıyla tedbir kararı verme yetkisi tanınmıştır. Bu yönüyle tedbir yetkisi istisnai bir yetki olup, ancak işlem veya kararın uygulanması halinde yaşam hakkına ya da bireyin maddi ve manevi bütünlüğüne yönelik gerçek ve ciddi bir risk doğacaksa tedbire başvurulabilir (B.No: 2013/9673, 30/12/2013, §25).

16. Başvuru konusu olayda; idari gözetim altına alınma sürecinde usul ve yasaya aykırı hareket edildiği, hukuka aykırı olarak gerekçe gösterilmeden özgürlüğün kısıtlandığı, insanın temel ihtiyaçlarını dahi karşılamasına olanak vermeyen geri gönderme merkezinin koşullarının başvurucun 'mantar' hastası olması nedeniyle yaşam ve vücut bütünlüğü yönünden risk oluşturduğu ileri sürülerek Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.

17. Somut olayda olduğu gibi hakkında sınır dışı edilme kararı bulunan yabancı uyruklu kişilerin koşulları kanunla gösterilen usule uygun olarak yakalanması veya tutulu durumda bulundurulması mümkündür. Bu bağlamda idari gözetim altına alınan yabancının tutulduğu yerdeki maddi ve fiziki koşulların taşıdığı olumsuzluğun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında bir ihlale vücut verebilmesi için belli bir eşiğe ulaşmış olması gerekmektedir. Bu eşiğin değerlendirilmesi ise koşullarla ilgili tüm verilerin, özellikle de gözetim altında tutulmanın süresine, fiziksel ya da ruhsal etkilerine, mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumuna bağlı olarak değerlendirilmelidir. (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Kafkaris/Kıbrıs, B.No: 21906/04, 12/2/2008, § 95)

18. İdari gözetim altında tutulma koşullarının insan haklarını ihlal edici nitelikte olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılırken, bu muamelenin, tasarlanarak uygulanıp uygulanmadığı, bedensel yaralanmalar ya da fiziksel veya ruhsal acıya yol açıp açmadığı hususlarının dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, gözetim altında tutulma koşullarının ve muamelenin 'aşağılayıcı' olduğu yönünde bir sonuca varılabilmesi için, şikayete konu koşulların; mağdurları rencide edecek, küçültecek ölçüde ve korku, endişe, aşağılık olma gibi duyguları hissettirecek ağırlıkta bulunması şarttır. (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Kudła/Polonya, B.No: 30210/96, 26/10/2000, § 92).

19.  Bununla birlikte, bir ceza veya muamelenin, 'insanlık dışı' ya da 'aşağılayıcı' olabilmesi için rencide edilme veya ıstırabın, meşru bir muamele ya da cezanın barındırdığı rencide olma duygusu ve ıstırabın ötesine geçmiş olması gerekmektedir. (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Ramirez Sanchez/Fransa, B.No. 59450/00, 4/7/2006, § 157)

20. Başvuru konusu olayda ise öz olarak; İstanbul Kumkapı Geri Gönderme Merkezinin, insan sağlığını tehdit edecek seviyede kirli olması, temiz hava alma imkanın bulunmaması, kapasitenin üzerinde yabancının tutulması gibi sebeplerle insan haklarını ihlal edecek seviyede olumsuz koşullara sahip olduğu ve idari gözetim altına alınma sürecinde usul ve yasaya aykırı hareket edildiği yönündeki iddialar acil tedbir istemine temel alınmaktadır. Ancak 6216 sayılı Kanun ve İçtüzük hükümleri bağlamında tedbir talebi değerlendirilirken, başvurucuların yaşam hakkı yönünden ciddi bir risk ile karşılaşacağına, işkence ve onur kırıcı kötü muameleye tabi tutulacağına ilişkin yakın, güncel bir riskin varlığı belirleyici olmaktadır. Bu bağlamda, yukarıda aktarılan açıklamalar uyarınca, başvurucunun yaşam ve vücut bütünlüğüne yönelik bir kötü muamelenin varlığı ortaya konulmaksızın, salt geri gönderme merkezinin maddi koşullarına vurgu yapılarak yeterli hijyenin ve temiz havanın sağlanmadığı ve idari gözetim altına alınma sürecinde usul ve yasaya aykırı hareket edildiği iddialarıyla, bu durumun başvurucuya yönelik güncel ve kişisel bir risk oluşturduğunun ileri sürülmesi tedbir kararı verilebilmesi yönünden yeterli bir gerekçe olarak kabul edilemez.

21. Diğer taraftan, Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen hak kapsamında, devletin, pozitif bir yükümlülük olarak, yetki alanında bulunan tüm bireylerin maddi ve manevi varlığını her türlü riske karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. (B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 51). Dolayısıyla, 6458 sayılı Kanun'un 59. maddesinin (a) bendinde de hüküm altına alındığı üzere geri gönderme merkezinde tutulan yabancıya acil ve temel sağlık hizmetlerinin ücretsiz olarak verilmesi ve gerektiğinde yabancının fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması amacıyla sağlık kurumuna sevki devletin sorumluluğu dahilindedir. 

22.Açıklanan nedenlerle başvurucunun İstanbul Kumkapı Geri Gönderme Merkezinde gözetim altında tutulması durumunda yaşamına ya da maddi ve manevi varlığına yönelik ciddi bir risk bulunmaması nedeniyle, idari gözetim kararı yönünden bu aşamada koşulları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

V.  HÜKÜM

Başvuru konusu olayda,  tedbir kararı verilebilmesi için gerekli şartların oluşmadığının anlaşılması, diğer iddiaların da esas aşamasında incelenecek olması nedeniyle 6216 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (5) numaralı fıkrası ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi gereğince "tedbir talebinin reddine" 2/2/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.  

 

Başkan

Alparslan ALTAN

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

 

 

 

 

 

 

Üye

Recep KÖMÜRCÜ  

Üye

Engin YILDIRIM