TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

TEDBİRE İLİŞKİN ARA KARAR

 

 

RASUL SEMENOV BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/10466)

 

 

Karar Tarihi: 11/5/2017

 

 

 

 

 

 

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

ARA KARAR

 

Başkan  

 :

 Engin YILDIRIM

Üyeler

 :

 Serdar ÖZGÜLDÜR

 

 

 Osman Alifeyyaz PAKSÜT

 

 

 Recep KÖMÜRCÜ

 

 

 M. Emin KUZ

Raportör

 :

 Sinan ARMAĞAN

Başvurucu

 :

 Rasul SEMENOV (Rusya Federasyonu vatandaşı)

Vekili

 :

 Av. Nurali ÇİTİL

 

I.   BAŞVURUNUN KONUSU

1.         Başvuru, sınır dışı etme kararının uygulanması hâlinde işkence ve kötü muamele yasağı ile yaşam hakkının ihlal edileceği iddialarına ilişkindir.

2.         Başvurucu, sınır dışı edilmesine dair kararın tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmektedir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

3.         Başvuru, 20/3/2017 tarihinde Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla yapılmıştır.

4.         Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, başvurucunun tedbir talebinin Bölüm tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) 73. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5.         Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

6.         Başvurucu, 1980 doğumlu olup Rusya Federasyonuna (Rusya) bağlı Karaçay-Çerkez Özerk Cumhuriyeti vatandaşıdır.

7.         Başvurucu Kırklareli ilinde bulunan Dereköy Sınır Kapısından 16/9/2015 tarihinde çıkış yapmaktayken yurda giriş yasağı ve vize ihlali gerekçeleriyle kolluk güçleri tarafından gözaltına alınıp adli işlemlerden sonra sınır dışı edilmek üzere Geri Gönderme Merkezinde idari gözetim altına alınmıştır.

8.         Başvurucunun Kırklareli Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün (Göç İdaresi) 17/9/2015 tarihli sınır dışı kararına ilişkin iptal talebiyle açtığı dava Edirne İdare Mahkemesinin 5/11/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

9.         Başvurucu idari gözetim altında bulunmaktayken 14/7/2016 tarihinde uluslararası koruma talebinde bulunmuştur.

10.     Uluslararası koruma talebi kapsamında başvurucu ile mülakat yapan İl Göç Uzman Yardımcısı 26/7/2016 tarihli raporunda, Suriye’den kaçak yollarla Türkiye’ye giren başvurucunun verdiği beyanlarda tutarsızlık olduğunu, olay örgüsünde ve tarih aralıklarında netlik bulunmadığını ve defalarca Türkiye’ye giriş çıkış yapmasına rağmen idareye herhangi bir başvurusu olmadığından başvurucunun uluslararası koruma talebi hakkında olumlu kanaat oluşmadığını belirtmiştir.

11.     Uluslararası koruma talebi reddedilen başvurucunun, 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (i) bendi uyarınca, Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar kapsamında olduğu değerlendirilerek Edirne Valiliğinin 10/10/2016 tarihli kararı ile sınır dışı edilmesine karar verilmiştir.

12.     Başvurucu vekili, uluslararası koruma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle Ankara 1. İdare Mahkemesine açtığı davanın hâlihazırda derdest olduğunu bildirmiştir.

13.     Başvurucunun sınır dışı edilmesine ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı dava ise Edirne İdare Mahkemesinin 12/1/2017 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.

14.     Başvurucu, ülkesine iadesinin yaşamı ile maddi ve manevi bütünlüğü bakımından tehdit oluşturacağını, işkence ve kötü muamele göreceğine dair ciddi bir risk olduğunu belirterek 20/3/2017 tarihinde tedbir talepli bireysel başvuruda bulunmuştur.

15.     Başvurucu, Çerkez uyruklu Rusya vatandaşı olduğunu, Rusya’nın Kuzey Kafkasya’nın işgaline karşı çıkan İmarat Kafkas Cemaatinin aktif üyesi olduğunu, Rusya’nın işgal ve asimilasyon politikalarına karşı çıkmak amacıyla birçok meşru miting ve protestoya katıldığını, siyasi ve dini düşünceleri nedeniyle Rus güvenlik güçlerinin takibinde olduğunu, sürekli gözaltına alınarak sorgulamalara maruz kaldığını, aç ve susuz bırakılıp işkence gördüğünü beyan etmiştir.

16.     Başvurucu ülkesinde karşılaştığı kötü muameleler nedeniyle Amerika Birleşik Devletlerine gitmek zorunda kaldığını ve burada on yıl yaşadıktan sonra vatanı ve idealleri uğruna aktif siyaset yapabilmek amacıyla 2013 yılında Türkiye’ye geldiğini belirtmiştir.

17.     Başvurucu, Türkiye’ye geldikten sonra Kafkasya kökenlilerin kurduğu sivil toplum kuruluşları bünyesinde Suriye sınırındaki mülteci kamplarında insani yardım amacıyla çalışmalar yaptığını fakat vizesi bitmesi sonrasında yasal statü kazanmak amacıyla yeniden giriş yapmak üzere Dereköy Sınır Kapısından çıkış yaparken yakalandığını ifade etmiştir.

18.     Başvurucu, ülkesine sınır dışı edilirse işkence göreceğini, hatta infaz edilebileceğini iddia etmiştir.

19.     Anayasa Mahkemesi, başvurucu tarafından sunulan bilgileri dikkate alarak sınır dışı işleminin önce 10/4/2017 daha sonra ise 2/5/2017 tarihine kadar geçici olarak durdurulmasına karar vermiş olup ayrıca eldeki bilgilerin tedbir hususunu sağlıklı bir şekilde karara bağlamaya yeterli nitelikte olmadığını gözeterek Göç İdaresi Genel Müdürlüğünden başvurucunun durumuyla bilgi ve belge istemiştir.

20.     Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün 2/5/2017 tarihli ve 20262 sayılı cevabi yazısında, başvurucu hakkında yürütülen idari ve yargısal süreçten bahsedilip ayrıca uluslararası koruma talebine ilişkin başvurucu ile yapılan mülakat formları ve bu kapsamda yapılan diğer işlemlerin birer örneği gönderilmiştir.

 IV. İLGİLİ HUKUK

21.     6458 sayılı Kanun’un -29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 676 sayılı KHK’nın 35. maddesiyle değişen- “Sınır dışı etme kararı” kenar başlıklı 53. maddesi şöyledir:

“(1) Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.

(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde ‘54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç’ (676 sayılı KHK’nın 35/1. maddesiyle eklenen cümle) yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.

22.     6458 sayılı Kanun’un -676 sayılı KHK’nın 36. maddesiyle değişen- “Sınır dışı etme kararı alınacaklar” kenar başlıklı 54. maddesi şöyledir:

(1) Aşağıda sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:

a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler

b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar

c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar

ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar

d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar

e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler

f) İkamet izinleri iptal edilenler

g) İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler

ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler

h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler

ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler

i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar

j) İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar

k) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler. (676 sayılı KHK’nın 36/1. maddesiyle eklenen bent)

 (2) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir. (676 sayılı KHK’nın 36/1. maddesiyle değişen 2. fıkra)

V. İNCELEME VE GEREKÇE

23.     Başvuru formu ve ekleri incelenip tedbir talebi hakkında gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

24.     Başvurucu, hakkında verilen sınır dışı etme kararının gerekçesinin doğru olmadığını, sınır dışı edilirse yaşamı ile maddi ve manevi bütünlüğünün tehlikeye gireceğini, işkence ve kötü muamele görme riskinin bulunduğunu belirterek tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Adli Yardım Talebi Yönünden

25.     Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

2. Sınır Dışı İşlemi Yönünden

26.     30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 49. maddesinin (5) numaralı fıkrası ve İçtüzük’ün “Tedbir kararı” başlıklı 73. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre; başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması hâlinde, Bölümlerce resen veya başvurucunun talebi üzerine gerekli tedbirlere karar verilebilir.

27.     Anayasa Mahkemesi, sınır dışı etme işlemlerine karşı yapılan başvurularda, geri gönderilen ülkenin koşullarını dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle sınırlı kalmaksızın ulusal ve uluslararası kuruluşların ve hükümetlerin düzenlemiş olduğu insan hakları raporlarından da yararlanmak suretiyle resen araştırmaktadır (Leyla Dogot [TK]B. No:2015/11252, 10/7/2015, § 14; Eiza Kashkoeva [TK]B. No:2016/9483, 25/5/2016, § 17). Bununla birlikte kural olarak menşe ülkede karşılaşılabilecek kişisel risklerin ve buna ilişkin somut bilgilerin başvurucular tarafından Anayasa Mahkemesine sunulması gerekir.

28.     Somut olayda başvurucu, sınır dışı edilmesi hâlinde, ülkesinde baskı ve zulme maruz kalacağını ileri sürmüş; ancak bu konudaki iddialarını ve kişisel durumunu somutlaştıracak hiçbir bilgi ve belge ortaya koyamamıştır. Başvurucunun Rusya’ya sınır dışı edilmesi halinde yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğu dosya kapsamından anlaşılamamıştır.  

29.     Açıklanan nedenlerle, tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

 

 

VI. HÜKÜM

A.       Başvurucunun, adli yardım talebinin KABULÜNE,

B.       Tedbir talebinin REDDİNE,

C.   Kararın bir örneğinin başvurucuya ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne tebliğine,

11/5/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

 

 

 

Başkan

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

                                                                   

 

 

 

                       

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

M. Emin KUZ